Yazılarım 08.01.2026 👁 129 Okunma

Görünmez Tehlike: Dijital Vitrinde Mahremiyetimizi Nasıl Koruruz?

Sabah gözümüzü açar açmaz yaptığımız ilk şey ne? Dürüst olalım; çoğumuz daha yataktan kalkmadan elimizi telefona atıyoruz. Bildirimler, kim nereye gitmiş, kim ne yemiş... Arkadaşlarımızın tatil fotoğraflarına imreniyor, çocuğunun başarısını paylaşan bir tanıdığımızı tebrik ediyor, o an içtiğimiz kahveyi "hikaye" ve durumda paylaşarak biz de bu akışa katılıyoruz.

 

Peki, evden çıkarken kapıyı kilitlemeyi, pencereleri kontrol etmeyi asla ihmal etmezken; dijital dünyada kapılarımızı ardına kadar açık bıraktığımızın farkında mıyız?

 

Sosyal medya sadece zaman geçirdiğimiz bir eğlence yeri değil; devasa bir veri pazarı. Ve korkutucu olan şu ki; bu pazardaki en değerli ürün biziz, hatta daha kötüsü: Çocuklarımız.

 

1. Bedava Peynir Sadece Fare Kapanında Olur

Teknoloji dünyasının o meşhur kuralını duymuşsunuzdur: "Eğer bir ürüne para ödemiyorsanız, ürün sizsiniz demektir." Kullandığımız o popüler uygulamaların çoğu ücretsiz, evet. Ama karşılığını parayla değil, mahremiyetimizle ödüyoruz. Neleri beğendiğimiz, hangi saatte uyuduğumuz, siyasi görüşümüz, çocuğumuzun hangi okula gittiği... Biz fark etmeden oluşan bu veri yığını, sadece bize uygun reklam göstermek için kullanılmıyor. Dolandırıcılar, hırsızlar ve siber zorbalar da bu verilerin peşinde. Yani mesele sadece karşımıza çıkan ayakkabı reklamı değil, güvenliğimiz.

 

2. Anne-Babalara Dostça Bir Uyarı: Paylaşırken İki Kere Düşünün

Çocuğumuzun ilk adımını, takdir belgesini veya doğum gününü paylaşmak istememizden daha doğal ne olabilir? Gurur duyuyoruz, mutlu oluyoruz. Son yıllarda "Sharenting" (Share + Parenting) yani "Paylaşım Ebeveynliği" kavramı ortaya çıktı. Çocuğunun her anını, banyo halinden karne gününe kadar paylaşan ebeveynler büyük bir risk alıyor. Dünyada "Sharenting" (Paylaşım Ebeveynliği) denen kavram artık bir risk olarak tartışılıyor.

      Onların da Bir Hakkı Var: Siz çocuğunuz adına bir dijital ayak izi oluşturuyorsunuz. İleride bir yetişkin olduğunda, bebeklik fotoğraflarının internette herkesin erişimine açık olmasını istemeyebilir. Bu, onların mahremiyet hakkının ihlalidir.

      Güvenlik Açığı: Okul formasındaki o küçücük logo, arkada görünen parkın tabelası... Bunlar kötü niyetli gözler için birer harita. Çocuğunuzun ismini, okul saatlerini ve konumunu altın tepside sunmayın.

 

3. Gençlere Not: İnternet Asla Unutmaz

Genç arkadaşlar, sosyal medya size "özgürlük" gibi gelebilir ama unutmayın ki internet tükenmez kalemle yazılan bir defter gibidir; silgisi yoktur. "Hikaye 24 saat sonra siliniyor" diye düşünmeyin. O görüntü sunuculardan asla tamamen silinmez, biri ekran görüntüsü alıp kaydedebilir. Bugün size komik ve eğlenceli gelen bir fotoğraf, 10 yıl sonra hayalinizdeki işe başvururken veya üniversite hayatınızda karşınıza çıkıp canınızı sıkabilir. Ayrıca, profil fotoğrafı kendi yaşıtınız gibi görünen o "yeni arkadaş" aslında bambaşka biri olabilir. Dijital dünyada şüpheci olmak ayıp değil, gerekliliktir. Ve lütfen, "kankalık" göstergesi olarak şifrenizi kimseyle paylaşmayın. Gerçek dostluk şifre istemez.

 

4. Peki, Mağaraya mı Kaçalım?

Tabii ki hayır. Korkuyla teknolojiden kaçmak çözüm değil, çözüm "bilinçli" olmak. Dijital kalkanınızı oluşturmak sandığınızdan daha kolay:

      Profiliniz Size Özel Olsun: Profiliniz "Herkese Açık" olmak zorunda değil. Herkesin her şeyi görmesine gerek yok. Hesabınızı gizliye alın, sadece gerçekten tanıdığınız insanları "arkadaş" olarak ekleyin.

      Konum Servislerini Kapatın: Fotoğraf paylaşırken "ev adresi" veya "okul" etiketi yapmayın. Paylaşacaksanız, o mekandan ayrıldıktan sonra paylaşın.      

      "Şu An Buradayım" Demeyin: Tatile mi gidiyorsunuz? Harika! Ama fotoğrafları tatil bittikten, eve döndükten sonra paylaşın. "Biz bir hafta yokuz" demek, hırsızlara "Ev boş, buyurun" demekten farksızdır.

      Detaylara Dikkat: Çocuğunuzun okul armasının veya yüzünün çok net göründüğü fotoğrafları herkese açık paylaşmaktan kaçının.

      Kapıyı Çift Kilitleyin: Doğum tarihi gibi basit şifreler yerine, mutlaka İki Faktörlü Doğrulama (2FA) kullanın. Bu, dijital kapınızın çelik kilididir.

 

Son Söz

Teknoloji harika bir hizmetkar ama tehlikeli bir efendidir. Kontrolün elinizden gitmesine izin vermeyin. Unutmayın; akşam evinizde otururken perdeleri sokağa karşı kapatıyorsanız, dijital dünyadaki pencerelerinizi de kimlere açtığınıza aynı özeni göstermelisiniz.

 

Huzurlu ve güvenli bir dijital yaşam dileğiyle…

 

👨‍💻

İçerik Yazarı

Mustafa KARSLI

Bilişim Teknolojileri Öğretmeni

Bu İçeriği Paylaş

💬 Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Fikrini Belirt

🤲 Günün Esması

el - MÜTEKEBBİR

" En büyük ve en yüce olan, büyüklüğünü, ululuğunu her an ve her yerde gösteren. "

💡 Günün Sözü

“Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır.”

Câsiye, 45/4

👋 Ben Kimim?

Geleceğimiz gençlerimize Bilim ve Teknolojiyi Üretmeleri için yol göstermeliyiz. Bu minvalde vakit buldukça ücretsiz ders ve videolar hazırlayıp yayınlamaya çalışmaktayım....

✉️ İletişime Geç

📈 Ziyaretçi Sayacı

Şu An Online
2
👥 Toplam Ziyaret
2.823.497

İstatistikler anlık güncellenir.